BÜTÜN İNCİLERİME (izleyicilerime)
6 Aralık 2012 Perşembe
seni seniii
SENİ SENİİİ
Meri:Niye geç kaldın hayatım?
Sevgili: Müşteriyle evin planı üzerinde çalışıyorduk.
Sevgili:Hatta beni o bıraktı..
Meri:....... ! ..... ?
Meri:Ne iş yapıyo?
Sevgili:Doktor
Meri:........! ......
Meri:Bayan mı?
Sevgili: Evet
Meri:Genç mi, güzel mi, sarışın mı?
Sevgili:Evet
Meri:......!.....
Meride tirip tirip.... anlayın
1 hafta sonra;
Sevgili:Hani şu doktor vardı ya
Meri: .......!.....
Sevgili: Erkekti.....
Yastıklar havada uçuyorrrr
vee mutlu son :)
5 Aralık 2012 Çarşamba
5 çiçek
Bu el
bu minnak prenses
akşam üstü iş yerimize misafir olan cimcime..Yüzünü göstermek istemedim ama görseniz bir biblo..
ŞİŞMAN KADIN MAKBULMÜŞ
(eskiden)
Yanlış yüzyılda doğdumdan eminim o yüzden tombulum. Aynaya bakınca kendime pek bi güzel gelişim ondan, eşimin ' zayıfla ' baskıları onunla yüzyıllarımızın uymayışından.Atalarımız "kadına dokunacan yarım saat gidip gelecen hala etleri sallanıyo olacak" demişler. Atalarımızdan daha mı iyi biliyo bu yeni yetmeler. Çöp gibi avratlar, ondan sonra evde araki bulasın. 0 beden adı üstünde 0........0 mı bakbuldur 44 mü?.. Ey beni 0 bendenken alıp 44 bedene getiren, bana iyi bakan, saat 11 lerde pastalerden yaşpasta, laz böreği getiren sevgili manken eşim bu yazdıklarıma dikkat et ve son kararını ver artık 0 beden mi 44 mü?
Dün akşam yürüyüşe çıkmaya başladık. Belki vazgeçirebilirim diye tüm çabalarım.Ama akşam yemeği yemeden çıkalım diyince ortalıkta çaktırmadan ne varsa yidim öyle çıktım yürüyüşe. Eve gelincede "Aşkım akşam yemeği yiycez herhalde" diyip yemeğin tadını çıkarttım. Banane spor yapıyorum ama kilo veremiyorum yani... ;)

4 Aralık 2012 Salı
eltimine sarma yaparken tarifi ondan almalıyım :)

size fikir olsun hadi sarma yapın..
3 Aralık 2012 Pazartesi
ÖZLEDİM
Çocukluğumdan taa babamın görev yaptığı kooperatiften çiçek kokuları kalmış burnumda.Ayva ağacının altına gömdüğümüz 'köpeğimiz gümüş' ün cilveleri gözümün önünde..Ağustos sıcağında ablalarımın bahçe hortumuyla sırılsıklam yapmaları, akşamları babamla kahveye gitmem zaten bu ayrı bi konu rahmetli babam hemen hemen her akşam kahveye çıkardı. Benim okuduğum ilkokul müdürüm dahil pek çok memur ahaliside orada olurdular, ben babamın dizinden hiç inmezdim niye bilmem babam hep dizini oynatırdı şimdi anlıyorum ki bunu benim hoplayıp zıplayıp eğlenmem için değil sinirsel bacak ağrılarından yapıyormuş. Benim kahvede ne işim vardı bilmiyorum ama babam bana kara kuzum derdi ve hiç yanından ayırmazdı doyamıyacakmışız demek.
Evimiz üst kat lojman alt kat kooperatif ve yanda kocaman bir depo, çok güzel bir bahçesi olan, çok güzel komşulukların olduğu, çocukluğumu mutlu yaşadığım yer.O zamanlar ilk ne çıkarsa babam alıyor ve ilk televizyonda bizim evde var.Hiç abartmıyorum akşamları halının üzeri insan dolardı bi kerede annemden şikayet gelmedi, bi kere de misafirden bıkmadı. Yılbaşı akşamları ablamlar, arkadaşları pastalar, tatlılar yapardı tv karşısında Dansöz beklenirdi Nesrin Topkapı... Ey Allah'ım neyi kutladığımızı bile bilmeden saat 12 oldumu eğlence doruğa çıkardı.Ne biliyim Noelmiş gavur icadıymış demez kendimizce bişeyler yapardık işte..
Ben 6. ve en küçük çocuktum daha çok sevilen ve şımartılan ama benim dünyaya gelmemle papuçları dama atılan ablam tenhada sıkıştırdımı hıncını alırdı benden hala dizlerimde ve elimde nasırlar vardır.Yerlerde sürüklemişti beni :) ama şimdi gülüyorum birçok ağladığım bence çoook önemli olan şeylere ne basitmiş diyorum...
Biz camiye giderdik mesela yaz geldimi elimizde elif subarası (öyle derdiler), başımızda tülbent ki o tülbent cami çıkışı iki tarafından tutup uçurttuğumuz uçak olurdu, uğradığımız çeşmenin yüksek borusunda (o zamanlar olimpiyatlarda jimlastik felan yapanlara pek bi hayrandım) döner olmayacak hareketler yapardım.Bazan çamura düşüp üzerimdekileri yıkatıp kurutup eve gittiğimi bilirim...Neyse benim hikayelerim bitmez şimdilik hoşçakalın...
Bu benim doğduğum, babamın görev yaptığı lojman :) 50 yıllık vardır ...
30 yıl sonra ziyarete gittiğimde fotolamıştım.
UÇUYORUM
Nedir bu ayaklarımın yere basmaması, resmen uçuyorum, bir pencereden bakıyorum dünyaya yani kendimde değilim..Biz çalışan kadınlar kendimize hor davranıyoruz. Haftanın 5 günü işe git hafta sonu evin altını üstüne getir, el değmemiş yer kalmasın, çoluk çocuk ilgi beklesin, konu komşuyla komşuculuk oyna, hiçbir akrabanı darıltma ziyaretlerini eksik etme, sırada kaç misafir ağılması var hesapla...Ama daha saçımı boyatmaya zaman bulamadın nabeer.. Tabi en son ben gelirim...Ha sorumluluklarımdan birini bi tarafa da yıkamıyorum.Yıktığım tarafa güvenemiyorum ki. Sanki ben mükemmelim de başkaları beceriksiz. İlla ölüp dirile ben yapacam herşeyi. İş yerinde çalışıp, evde hizmetçi, çocuklara dadı, öğretmen, kuaför, ahçı, eşe romantik bi taze (!) , iyilik meleği haaa çıldırdığım olmuyo mu ama ne çıldırma (itiraf ediyorum benim çıldırmam bazılarının yanında kedi miyavlaması kalabilir )... Velhasıl ALLAH'tan sağlık, çocuklarımın başarısı, evimin temiz olması, geçinip gitmek biraz da ilgi bekliyorum :)
2 Aralık 2012 Pazar
Harika elmalı kurabiye
Malzemeler:
250 gr. katı yağ ( ben genelde tereyeğı kullanıyorum)
1/2 çay bardağı sıvı yağ
kabartma tozu (baking powder)
1 çay bardağı yoğurt
pudra şekeri
aldığı kadar un
iç malzemesi:
2 adet elma, 2 yemek kaşığı şeker,1 tatlı kaşığı tarçın, isteğe göre fındık veya ceviz
rendelenmiş elma şekerle tavada iyice sotelenir.Tarçın ve fındıkla kariştırılır...
Yapılışı:
Yoğrulacak kıvama gelmiş katıyağı, sıvıyağ,yoğurt,1 kaşık pudra şekerini,kabatma tozunu karıştıralım unla yoğuralım.Hamurun kıvamı şu ünlü kulak memesi..Hamurdan küçük bezeler alıp içine elmalı harçtan koyup kapatıyoruz.Fırında 180 derecede soluk kalacak şekilde pişiriyoruz. Kurabiyeleri tabağa alıp ılınınca üzerlerine küçük bir elek yardımıyla pudra şekeri döküyoruz...Afiyeler olsun bakalım...
bu akşamlık bu kadar meri kaçar
Patatesli yoğurtlu salata:
5-6 adet patates
3-4 adet havuç
maydanoz
yoğurt
isteğe göre mayonez
sarmısak
patatesler haşlanıp sıcakken çatalla ezilir , 1 kaşık tereyağı, 1 çay kaşığı karabiber ile karıştırılır.Patates karışımı tepsiye alınır üzerine sarmısaklı, mayonezli yoğurt koyulur.Tavada sıvı yağda havuç rendesi az tuzla sotelenir.Resimde görüldüğü gibi maydanoz ve havuçla şekil verilir...
5-6 adet patates
3-4 adet havuç
maydanoz
yoğurt
isteğe göre mayonez
sarmısak
patatesler haşlanıp sıcakken çatalla ezilir , 1 kaşık tereyağı, 1 çay kaşığı karabiber ile karıştırılır.Patates karışımı tepsiye alınır üzerine sarmısaklı, mayonezli yoğurt koyulur.Tavada sıvı yağda havuç rendesi az tuzla sotelenir.Resimde görüldüğü gibi maydanoz ve havuçla şekil verilir...
kolay yaş pasta
kolay yaş pasta:
3 lü hazır kek
1 paket süt
2 adet krem şanti
süslemek için muz ve çilek
2 paket muzlu puding
o kadar zorki nasıl anlatacağım bakalım :))
kekler şekerli sütle az biraz ıslatılır, her katına sütle pişirilmiş muzlu puding koyulur,üzerine krem şanti, muz ve çilekle süslenir..
3 lü hazır kek
1 paket süt
2 adet krem şanti
süslemek için muz ve çilek
2 paket muzlu puding
o kadar zorki nasıl anlatacağım bakalım :))
kekler şekerli sütle az biraz ıslatılır, her katına sütle pişirilmiş muzlu puding koyulur,üzerine krem şanti, muz ve çilekle süslenir..
ailemle paylaştığım bir masa tek tek neler var bakalım;
Bohça böreği:
5 adet yufka ( ben hazır kullandım)
peynir veya kıyma veya patates
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 çay bardağı yoğurt
2 yumurta- birinin sarısı üzerlerine
Yapılışı:
Bir kapta sıvı yağ, yoğurt ve yumurtayı çırpalım,1 yufkayı serelim üzerine bu karışımdan bolca heryeri tamamen bulanacak şekilde sürelim.Sonra yufkayı kaldırmadan sağ, sol kenarları ortada buluturup aynı karışımı tekrar sürelim.Üst alt taraflarada aynı işlemi yapalım böylece zarf çeklinde bir karemiz olur.Kareyi dörde bölüp ortasına istenilen harç koyulup ters çevirilip yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir.
Her yufkaya aynısı yapılarak 20 bohça börek elde edilir. üzerlerine yumurta sarısı sürülüp, susam dökülüp 200 derece fırında pişirilir. Ağzınızın tadı bozulması afiyet olsun...
Not:Kıymalı iç malzemenin yapılışı;
300-400 gr. kıyma valla benim elimin ayarı yoktur yarım kilo koyup geri kalanını afiyetle yerim :) kendi suyuyla pişer suyunu çeker,1 adet büyük soğan çok küçük doğranır 1 kaşık tereyağıda eklenir kavrulur sonra 2 adet küçük doğranmış yeşil biber ve 1 adet yine küçük doğranmış domatesle pişirilir.1 tatlı kaşığı dolusu domates salçası ilave edilir, ben biraz biber salçasıda koyuyorum.Tuz ve karabiberle pişirilir...
öyle kabarıyorlar ki...
Merinin uyduruk milföyleri
milföy hamurları ikiye bölünür, içine sütlü bir çikolata tableti konulur, kenarları bastırılarak kapatılıp tepsiye dizilir.180 derecede çok kızartmadan pişirilir. Pişen milföylere çikolata sosu dökülür, kavrulmuş fındık veya yeşil fıstıkla servis edilir..
1 Aralık 2012 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



























